Türkiye'nin en büyük inovasyon ve girişimcilik bültenine katılın
Teşekkürler!
Türkiye'nin en kapsamlı girişimcilik ve inovasyon bültenine kaydolduğunuz için teşekkür ederiz.
Belirli aralıklarla e-posta kutunuza; girişimcilik, inovasyon, teknoloji, proje geliştirme ve üretim kültürüne dair rafine edilmiş içerikler göndereceğiz. Dilediğiniz zaman aboneliğinizi kolayca iptal edebilirsiniz.
Bültene kaydolmak güzel bir başlangıç. Peki, inovanadolu'nun bir parçası olmaya ne dersiniz?
inovanadolu.com'a şimdi üye olarak topluluklara katılabilir, projelerinizi görünür kılabilir, yeni insanlarla tanışabilir ve fikirlerinizi üretime dönüştürebileceğiniz araçlara erişebilirsiniz.
Bir sonraki versiyonunuzu ortaya çıkarmak ve üretim yolculuğunuza başlamak için sizi inovanadolu'ya bekliyoruz.
osb'de fabrika komşuluğu: sanayi bölgesinin görünmeyen dayanışma ekonomisi
Organize sanayi bölgesinde on yıldır üretim yapıyoruz ve dışarıdan bakınca soğuk beton kutular gibi görünen bu bölgelerin içinde, kimsenin yazmadığı bir komşuluk ekonomisi işliyor, bu görünmez ağı anlatmak istiyorum çünkü yeni taşınan işletmelerin çoğu bu sermayeyi fark etmeden yıllar kaybediyor. Somut örneklerle anlatayım, geçen yıl pres makinemiz arızalandığında yedek parça almanya'dan üç hafta sonra gelecekti, karşı sokaktaki fabrikanın deposunda aynı parçanın durduğunu öğrenmemiz bir çay sohbetine bakıyordu, üç haftalık duruş üç saate indi, borcumuz bir teşekkür ve karşılıklılık, aynı yıl onların forklifti bozulduğunda bizimki onlardaydı. Bu ağın işlediği alanlar saymakla bitmiyor, acil hammadde ödünçleşmesi, kalıp ve aparat paylaşımı, nakliye konsolidasyonu, aynı yöne giden yarım kamyonların birleştirilmesi, usta transferi, yoğun dönemde birbirine vardiyalık usta ödünç veren komşular, ve bilgi akışı, hangi tedarikçi sağlam, hangi müşteri ödemesini geciktiriyor, resmi hiçbir kanalda olmayan bu istihbarat çay ocağında akıyor. Ağa nasıl girilir sorusunun cevabı da basit ama zaman istiyor, sanayici selamlaşmayla değil yardımlaşmayla tanışıyor, ilk jesti siz yapın, komşu fabrikanın kargosunu kabul edin, elektrik kesintisinde jeneratör hattı uzatın, sanayi sitesinin dili karşılıklılık, bir kez veren ağa girmiş olur. Kurumsal tarafı da gelişiyor, bazı bölge yönetimleri ortak makine parkı, ortak arıtma ve ortak eğitim merkezleriyle bu dayanışmayı resmileştiriyor, dijital tarafda ise bölge içi atıl kapasite platformları filizleniyor, kimin hangi tezgahı boş, kimde hangi hammadde fazlası var, komşuluk ekonomisinin yazılıma dökülmüş hali, güzel bir girişim alanı. Rekabet çağında kulağa romantik geliyor belki ama gerçek şu, aynı sokaktaki iki fabrika birbirinin rakibi değil, küresel tedarik zincirinin aynı ucundaki iki komşu, ve zincir sarsıldığında en hızlı yardım her zaman en yakından geliyor.
Çay ocağı istihbaratı kavramı gerçeğin ta kendisi, ödeme geciktiren müşteri bilgisi hiçbir finansal veri tabanında yok ama sanayide herkes biliyor. Atıl kapasite platformu fikri üzerine not, denemeler var ama tutması zor çünkü sanayici kapasitesini rakibe göstermek istemiyor, çözüm bence anonim eşleştirme, talep ve arz eşleşince kimlik açılan model, güven mimarisi doğru kurulursa bu platform bölge ekonomisini uçurur.