Türkiye'nin en büyük inovasyon ve girişimcilik bültenine katılın
Teşekkürler!
Türkiye'nin en kapsamlı girişimcilik ve inovasyon bültenine kaydolduğunuz için teşekkür ederiz.
Belirli aralıklarla e-posta kutunuza; girişimcilik, inovasyon, teknoloji, proje geliştirme ve üretim kültürüne dair rafine edilmiş içerikler göndereceğiz. Dilediğiniz zaman aboneliğinizi kolayca iptal edebilirsiniz.
Bültene kaydolmak güzel bir başlangıç. Peki, inovanadolu'nun bir parçası olmaya ne dersiniz?
inovanadolu.com'a şimdi üye olarak topluluklara katılabilir, projelerinizi görünür kılabilir, yeni insanlarla tanışabilir ve fikirlerinizi üretime dönüştürebileceğiniz araçlara erişebilirsiniz.
Bir sonraki versiyonunuzu ortaya çıkarmak ve üretim yolculuğunuza başlamak için sizi inovanadolu'ya bekliyoruz.
Türkiye savunma sanayiinin kanalı: yerli ve milli üretim, İHA/SİHA ekosistemi, ASELSAN, Baykar, ROKETSAN ve TEKNOFEST kültürü. Sektör haberleri, kariyer yolları, tedarik zinciri ve girişim fırsatları.
sivil teknolojinin savunmaya dönüşü: çift kullanımlı teknoloji girişimleri
Savunma denince akla önce platformlar geliyor ama sektörün asıl büyüyen damarı çift kullanımlı teknolojiler, yani hem sivil hem askeri alanda karşılığı olan çözümler, girişimciler için bu damar özellikle ilginç çünkü giriş bariyeri platform işlerinden çok daha düşük. Örnek kalıpları sayayım, lojistik optimizasyon yazılımı e-ticarete de orduya da lazım, drone ile tarım ilaçlama yapan ekibin rota ve görüntü işleme birikimi keşif uygulamalarına taşınabiliyor, siber güvenlik zaten doğası gereği çift kullanımlı, batarya ve enerji yönetimi de öyle. Bu yolun avantajı sivil pazarda gelir üretip doğrulanmış ürünle savunma kapısına gitmek, çünkü savunma tarafı satış döngüsü uzun ve tek müşterili risk taşıyor, sivil gelir o uzun döngünün finansmanı oluyor. Dikkat edilecekler de var, ihracat kontrol rejimleri ve teknoloji sınıflandırmaları ciddi konu, yatırımcı seçiminde de bazı fonların savunma bağlantılı şirketlere yatırım kısıtı olduğunu bilmek lazım. Doğru kurgulanırsa iki pazarlı bir şirket, tek pazarlı rakiplerinden her zaman dayanıklı.
Çift kullanımlı teknoloji girişimleri için yazının atladığı bir gerçek var, onu eklemek isterim: satış döngüsü.
Sivil tarafta bir ürünü altı ayda satabilirsiniz. Savunma tarafında aynı ürünün ilk siparişi iki yıl sürüyor. Arada ihtiyaç tanımlama, teknik değerlendirme, güvenlik incelemesi, bütçe dönemi beklemesi ve sözleşme süreci var. Girişimler bu süreyi hesaba katmadan yola çıkınca nakit akışı sorunuyla karşılaşıyor.
Bu yüzden çift kullanımlı modelde önerilen sıralama şu: önce sivil müşteriyle gelir yaratın, ürünü onunla olgunlaştırın, savunma tarafını uzun vadeli ve yüksek marjlı ikinci kanal olarak kurgulayın. Tersini yapan, yani baştan sadece savunma müşterisine odaklanan girişimlerin çoğu ilk sözleşmeye ulaşamadan kapanıyor.
Bir de fikri mülkiyet tarafı var. Savunma projelerinde geliştirilen teknolojinin hakları sözleşmeye göre değişiyor, bunu en baştan netleştirmeyen girişim sivil tarafta kendi ürününü satamaz hale gelebiliyor.
Çift kullanımlı girişimler için kapı aralayan somut programlar var, yazının yanına bir de bunu bırakayım.
NATO tarafında ittifak ülkelerindeki derin teknoloji girişimlerine hızlandırma ve test altyapısı sunan bir program yürüyor. Avrupa'da savunma fonu kapsamında konsorsiyum bazlı çağrılar açılıyor ve bu çağrılarda küçük firmaların yer alması ayrıca teşvik ediliyor. Türkiye tarafında ise ssb.gov.tr üzerinden yayımlanan ihtiyaç çağrıları ve kuluçka programları takip edilebiliyor.
Bu programların ortak özelliği, sadece para vermemeleri. Asıl değerli kısmı test altyapısına ve son kullanıcıya erişim sağlamaları. Bir girişim için, ürününü gerçek bir operasyonel ortamda deneyebilmek yatırımdan daha kıymetli çünkü savunma müşterisi referans olmadan sipariş vermiyor.
Başvuru yaparken en çok gözden kaçan şey teknik olgunluk seviyesi tanımı. Çağrılar belirli bir seviyeden itibaren başvuru kabul ediyor, laboratuvar aşamasındaki fikirle bu çağrılara girmek zaman kaybı oluyor.