fikir havuzu kurduk, iki yılda 900 fikir toplandı, kaçı hayata geçti dersiniz
Ne yaptık: intranete bir form koyduk, herkes fikir girebiliyordu. Ayda bir komite toplanıp değerlendiriyordu. En iyi fikre ödül veriliyordu.
İlk altı ay muhteşem gitti. Sonra şu oldu: insanlar fikirlerinin ne olduğunu göremedi. Değerlendirme sonucu bildirilmiyordu, bildirilse bile gerekçe yoktu. İkinci yıl fikir sayısı üçte bire düştü.
Hayata geçen dokuz fikrin ortak özelliklerine baktık:
Sekizinde fikri veren kişi, o fikri uygulayacak birimde çalışıyordu. Yani zaten yetkisi vardı, form sadece görünürlük sağladı.
Hepsi mevcut bir sürecin iyileştirilmesiydi. Yeni ürün fikri olan hiçbiri geçmedi.
Dokuzunun da bütçesi küçüktü. Onay zincirine takılmayacak kadar.
Buradan çıkardığımız sonuç şu oldu: fikir toplamak sorunun kendisi değildi. Sorun, fikri ilerletecek mekanizmanın olmamasıydı.
Şimdi sistemi değiştirdik. Fikir çağrısı genel değil, belirli bir problem üzerine açılıyor. Seçilen üç fikre altı haftalık zaman ve küçük bir bütçe veriliyor. Fikri veren kişi o altı hafta boyunca haftada iki gün resmi olarak o işe ayrılıyor ve yöneticisi bunu onaylamak zorunda.
İlk turda üç fikirden biri ürüne dönüştü. Oran değişti çünkü mekanizma değişti.

@fakazli