Türkiye'nin en büyük inovasyon ve girişimcilik bültenine katılın
Teşekkürler!
Türkiye'nin en kapsamlı girişimcilik ve inovasyon bültenine kaydolduğunuz için teşekkür ederiz.
Belirli aralıklarla e-posta kutunuza; girişimcilik, inovasyon, teknoloji, proje geliştirme ve üretim kültürüne dair rafine edilmiş içerikler göndereceğiz. Dilediğiniz zaman aboneliğinizi kolayca iptal edebilirsiniz.
Bültene kaydolmak güzel bir başlangıç. Peki, inovanadolu'nun bir parçası olmaya ne dersiniz?
inovanadolu.com'a şimdi üye olarak topluluklara katılabilir, projelerinizi görünür kılabilir, yeni insanlarla tanışabilir ve fikirlerinizi üretime dönüştürebileceğiniz araçlara erişebilirsiniz.
Bir sonraki versiyonunuzu ortaya çıkarmak ve üretim yolculuğunuza başlamak için sizi inovanadolu'ya bekliyoruz.
Ürününü sınırın ötesine satanların kanalı. Amazon'dan Etsy'ye pazaryerleri, mikro ihracat ve ETGB, yurt dışına şirket kurma, uluslararası ödeme ve lojistik, hedef pazar seçimi; Türkiye'den dünyaya satışın bütün pratiği burada. İlk yurt dışı siparişini bekleyenle ayda bin paket gönderen aynı sorulardan geçti, cevaplar bu kanalda birikiyor.
ihracatçının ilk ingilizce krizi: dil bariyeri gerçekte ne kadar engel
İhracata başlamak isteyen esnaf ve üreticilerden en çok duyduğum bahane şu, ingilizcem yok, abi biz yapamayız, kendi maceramız bu bahanenin üstüne kurulu olduğu için yazıyorum, ortaokul ingilizcemle başladım, bugün beş ülkeye satıyorum, dil bariyerinin gerçek boyutunu ve aşma yollarını anlatayım. İlk gerçek, ticaret ingilizcesi edebiyat değil, alıcıyla yazışmaların çoğu iki yüz kelimelik bir havuzdan dönüyor, fiyat, adet, teslim, ödeme, kalite, aynı kalıplar döne döne, ilk ay yazışmalarımı çeviri araçlarıyla yürüttüm, utanarak söylüyordum, sonra fark ettim ki karşı taraf da anadili ingilizce olmayan bir polonyalı, o da aynı araçlarla yazıyor, küresel ticaretin gerçek dili kusurlu ama işlevsel ingilizce, kimse kompozisyon notu vermiyor. İkinci gerçek, yapay zeka bu bariyeri fiilen yıktı, mailleri araçla çeviriyorum, tonunu kibarlaştırtıyorum, gelen maili özetletiyorum, görüntülü görüşmelerde anlık çeviri bile artık mümkün, on yıl önce tercüman bütçesi isteyen işler bugün bedava, dil bahanesi teknik olarak öldü, psikolojik olarak yaşıyor. Üçüncü gerçek, asıl bariyer dil değil özgüven ve kültür, fuar standında yabancıyla göz teması kurmak, fiyatı çekinmeden söylemek, hayıra gücenmemek, bunlar dil değil cesaret işi, ve cesaret pratikle geliyor, ilk beş görüşme işkence, sonrası rutin. Pratik tavsiyelerim şunlar, kalıp mail şablonlarınızı bir kere düzgün hazırlatın, telefonda çeviri uygulaması hazır dursun, numuneye çok dilli ürün kartı koyun, ve kritik pazarlıklarda bir kez profesyonel çevirmen bütçesi ayırın, sözleşme aşaması şakaya gelmez. Özet, dünya sizin ingilizcenizi değil ürününüzü soruyor, cümleniz bozuk olabilir, kaliteniz düzgünse sipariş geliyor.