yapay zeka
kavramlar
selimkolcak · 2 gün önce
inovanadolu Sözlük, kullanıcılarının katkılarıyla 8 yıldır büyüyen bir inovasyon ve girişimcilik sözlüğüdür. Sözlükte yeni başlıklar oluşturabilir, mevcut başlıklara entry girebilirsiniz.
Üye girişi yaptıktan sonra:
Yeni bir başlık oluşturmak için, öncelikle hakkında başlık açacağınız kişi, girişim veya kavramın sözlükte daha önce eklenip eklenmediğini kontrol etmek amacıyla arama motorunda sorgulayın.
Aradığınız anahtar kelime sözlükte hiç yoksa, doğrudan entry ekleme sayfası açılır ve buradan kategori seçerek başlığınızı oluşturabilirsiniz. Aradığınız kelimeyi içeren sonuçlar varsa, ilk entry'yi oluşturma formu bu sonuçların altında görüntülenir.
Daha iyi bir sözlük deneyimi için ilk entry'nin bilgi içermesi, yalnızca kişisel bir değerlendirmeden ibaret olmaması tavsiye edilir.
Öncesinde Sözlük Kuralları'nı okumanızı tavsiye ederiz.
Türkiye'nin en kapsamlı girişimcilik ve inovasyon bültenine kaydolduğunuz için teşekkür ederiz.
Belirli aralıklarla e-posta kutunuza; girişimcilik, inovasyon, teknoloji, proje geliştirme ve üretim kültürüne dair rafine edilmiş içerikler göndereceğiz. Dilediğiniz zaman aboneliğinizi kolayca iptal edebilirsiniz.
Bültene kaydolmak güzel bir başlangıç. Peki, inovanadolu'nun bir parçası olmaya ne dersiniz?
inovanadolu.com'a şimdi üye olarak topluluklara katılabilir, projelerinizi görünür kılabilir, yeni insanlarla tanışabilir ve fikirlerinizi üretime dönüştürebileceğiniz araçlara erişebilirsiniz.
Bir sonraki versiyonunuzu ortaya çıkarmak ve üretim yolculuğunuza başlamak için sizi inovanadolu'ya bekliyoruz.
inovanadolu Sözlük, içeriği kullanıcılar tarafından oluşturulan, inovasyon, girişimcilik, teknoloji vb. konularda başlıkların oluşturulduğu ve tanımladığı, kategorisindeki en büyük Türkçe kaynaktır.
makineye, normalde insan zekâsına ihtiyaç duyan işleri yaptırma girişimi; kökeni 1840'lara kadar gider.
evet 1840'lar: ada lovelace, babbage'ın analitik makinesi için yazdığı notlarda şunu söyledi: "analitik makinenin herhangi bir şeyi kendiliğinden yaratma iddiası yoktur. yalnızca ona nasıl yapılacağını emretmeyi bildiğimiz şeyleri yapabilir." turing 1950'de buna "lady lovelace'ın itirazı" adını verip cevap vermeye çalıştı ve bugün hâlâ aynı tartışmadayız: model yaratıyor mu, yoksa gördüğünü mü karıştırıyor?
benim cevabım ikisi de: modeller eğitildikleri verinin dışına çıkamıyor ama o verinin içinde insanın göremediği bağlantıları buluyor, tıpkı deep blue'nun kasparov'a karşı kimsenin öngörmediği hamleyi bulması gibi. lovelace haklıydı, turing de haklıydı; "yaratıcılık" kelimesini ikisi farklı tanımlıyordu. bugün bu teknolojiyi kullanırken hangi tanımı kastettiğinizi bilmek, aracın limitini bilmek demek.
selimkolcak · 2 gün önce
insan zihninin yaptığı işlerin bir kısmını yapan yazılımlar. tanım burada bitiyor, sarkazm burada başlıyor.
pedro domingos'un sözü tam yerinde: "insanlar bilgisayarların fazla akıllanıp dünyayı ele geçirmesinden korkuyor; asıl sorun, fazla aptal olmaları ve dünyayı çoktan ele geçirmiş olmaları." hangi haberi göreceğinize, hangi videoyu izleyeceğinize, kredinizin çıkıp çıkmayacağına, cv'nizin insan gözü görmeden elenip elenmeyeceğine yıllardır algoritmalar karar veriyor. terminatör beklerken excel makrosu bizi teslim aldı.
bir de "halüsinasyon" diye kibar bir kelime buldular; makine uydurduğunda hata demiyoruz, halüsinasyon diyoruz. insan uydursa yalan, makine uydursa halüsinasyon. dil bile makineyi koruyacak şekilde ayarlanmış durumda. ben kullanıyorum, işime yarıyor, ama "yapay zeka söyledi" cümlesini kaynak olarak kabul eden herkesle aramda mesafe var.
bilgisayarların insan zekâsı gerektiren görevleri yerine getirmesini sağlayan teknoloji; girişimci gözüyle bakınca da son yirmi yılın en büyük verimlilik sıçraması.
andrew ng'nin meşhur benzetmesi: "yapay zeka yeni elektriktir." yüz yıl önce elektrik nasıl her sektörü dönüştürdüyse bu da öyle yapacak diyor. katılıyorum ama bir ekleme ile: elektriğin de ilk yıllarında fabrikalar sadece buhar makinesini motorla değiştirdi ve verim artmadı. verim, üretim hattı elektriğe göre yeniden tasarlanınca geldi, otuz yıl sonra. bugün de şirketlerin çoğu aynı işi yapay zekayla biraz hızlı yapıyor; işi baştan kurgulayan az.
arthur c. clarke'ın "yeterince gelişmiş her teknoloji sihirden ayırt edilemez" sözü de burada geçerli; ama sihre inanan değil, sihrin mekanizmasını anlayan para kazanıyor. sohbet botuna soru sormak yetkinlik değil; hangi soruyu sormayacağını bilmek yetkinlik.
makinelerin insan gibi öğrenip karar vermesi diye pazarlanan; pratikte ise devasa veri kümelerinden olasılık hesaplayan yazılım. tanım tamam, şimdi gerçekler.
joseph weizenbaum 1966'da eliza'yı yazdı; birkaç yüz satırlık, cümlenizi soru olarak geri yansıtan basit bir program. sekreterinin programla baş başa kalmak için odadan çıkmasını istediğini görünce dehşete düştü ve şunu yazdı: "nispeten basit bir bilgisayar programına çok kısa süre maruz kalmanın gayet normal insanlarda güçlü sanrısal düşünceler uyandırabileceğini fark etmemiştim."
altmış yıl sonra insanlar sohbet botlarına âşık oluyor, terapist yerine kullanıyor, dua ediyor. program değişti, insan değişmedi. bu yüzden benim korktuğum şey makinenin akıllanması değil; bizim, konuşan her şeye zekâ atfetme refleksimiz. weizenbaum bunu eliza'da gördü ve ömrünün kalanını uyarmakla geçirdi. kimse dinlemedi, biz de dinlemiyoruz.
kısaca, insan zekâsının belirli işlevlerini yazılımla taklit eden sistemler. şimdi tanımı bıraktık, gelelim ciddi kısma.
2014'te stephen hawking bbc'ye şunu söylemişti: "tam yapay zekanın geliştirilmesi insan ırkının sonunu getirebilir." aynı yıl elon musk mit'te "yapay zekayla şeytanı çağırıyoruz" dedi. 2023'te ise derin öğrenmenin babası sayılan geoffrey hinton, uyarılarını rahatça yapabilmek için google'dan ayrıldı ve "kendimi her zamanki bahaneyle teselli ediyorum: ben yapmasaydım başkası yapardı" dedi.
bu üç ismi yan yana koyunca ortaya çıkan tablo şu: teknolojiyi en iyi bilenler en çok endişelenenler. ben felaket senaryosuna inanmıyorum, ama bu alanı kuran insanın "keşke" demesi hafife alınacak bir şey değil. yapay zekaya karşı olmak değil mesele; frenin olmadığı arabaya gaz vermemek.
klasik bilgisayarların 0/1 bitleri yerine, aynı anda birden fazla durumda bulunabilen kübitlerle çalışan hesaplama mimarisi. belirli problem sınıflarında klasik bilgisayarların ulaşamayacağı hızlar vaat ediyor.
pratikte en kritik konu hata: kübitler çevreyle en ufak etkileşimde bozuluyor, bu yüzden asıl yarış kübit sayısında değil hata düzeltmede. 2026'da bu tarafta somut ilerlemeler var — hata düzeltme kodlarının ölçek büyüdükçe hata oranını düşürdüğünün donanım üzerinde gösterilmesi, teorinin pratikte de işlediğinin ilk kanıtlarından sayıldı.
girişimcilik açısından önemli olan nokta şu: kuantumun yakın vadeli ticari etkisi hesaplamadan çok kriptografide. bugün kullanılan şifreleme yöntemlerinin ileride kırılabileceği varsayımıyla, kurumlar şimdiden 'kuantuma dayanıklı' şifrelemeye geçiş planlıyor (siber güvenlik gündeminin sessiz ama önemli maddesi). 'şimdi topla, sonra çöz' saldırı senaryosu yüzünden bu geçiş bekleyebilecek bir iş olarak görülmüyor.
türkiye yapay zeka eylem planı ve gitex ai türkiye gibi ulusal gündemlerde kuantumun ayrı başlık olarak yer alması da bu stratejik boyutla ilgili.
sourdiesel · 7 gün önce
kendi küresel veri merkezi ağını işleten ve bunu bulut hizmeti olarak kiralayan dev şirketlere verilen ad (hyperscaler). amazon (aws), microsoft (azure), google (gcp), meta ve oracle bu kategorinin ana oyuncuları.
'hiper' ölçek vurgusu boşuna değil: talep arttığında kapasiteyi lineer değil katlanarak büyütebilecek şekilde tasarlanmış altyapılardan bahsediyoruz. bu yüzden yapay zeka çağının fiili altyapı sahipleri bunlar.
2026'da hepsi aynı ikilemle karşı karşıya: ai capex harcamasını kısarsan rakibine kapasite avantajı vermiş olursun, kısmazsan nakit akışın eriyor ve yatırımcı sorgulamaya başlıyor. şirketlerin 'geç kalmaktansa fazla harcamayı tercih ederiz' açıklamaları bu ikilemin itirafı gibi okunuyor.
sourdiesel · 7 gün önce
yapay zeka: verideki örüntüleri öğrenip yeni girdilere genelleyen sistemlerin ortak adı. bugünkü sohbet botları da bunun dil üzerine uygulanmış hali, yani llm.
konuya duygusal bakan biri olarak fei-fei li'nin sözünü hatırlatmak isterim: "yapay zekada yapay olan hiçbir şey yok. insanlardan ilham alıyor, insanlar tarafından yaratılıyor ve en önemlisi insanları etkiliyor." imagenet'i kuran, yani bugünkü derin öğrenme dalgasını fiilen başlatan kişi bunu söylüyorsa üzerine düşünmek lazım.
kötümser tarafı ben yazayım: model insan verisiyle eğitildiği için insanın önyargısını da öğreniyor. işe alım, kredi, adli risk skorlaması gibi alanlarda bu önyargı ölçekleniyor ve "algoritma böyle dedi" cümlesiyle sorumluluk buharlaşıyor. yapay olan zekâ değil, sorumluluğun ortadan kaybolması.
anthropic tarafından geliştirilen büyük dil modeli ailesi. güvenlik ve hizalama (alignment) odaklı yaklaşımıyla, özellikle uzun bağlam ve kod yazma tarafında öne çıkıyor.
gpt-6 astra lansmanında openai'nin doğrudan kıyaslama yaptığı rakip model olması, iki laboratuvar arasındaki benchmark rekabetinin ne kadar açık hale geldiğini gösterdi. ayrıca model context protocol gibi ekosistem standartlarının çıkış noktası olması, şirketin sadece model değil altyapı katmanında da iddialı olduğunu gösteriyor.
gaponmychest · 8 gün önce
makinelere zekâ gerektiren işler yaptırma alanı. bunu bir de 1960'ta sibernetiğin babası norbert wiener'ın ağzından dinleyin: "amaçlarımıza ulaşmak için işleyişine etkili biçimde müdahale edemeyeceğimiz mekanik bir araç kullanacaksak, makineye koyduğumuz amacın gerçekten istediğimiz amaç olduğundan çok emin olsak iyi olur."
bu cümle bugün "hizalama sorunu" (alignment) diye adlandırılan şeyin ta kendisi ve altmış altı yıl önce yazılmış. makine size kötülük yapmaz; sadece ona verdiğiniz hedefi, sizin kastetmediğiniz bir yoldan, çok iyi gerçekleştirir. tıklanma sayısını artır dersiniz, öfke üretir. maliyeti düşür dersiniz, kaliteyi keser. bunların hiçbiri bilim kurgu değil, öneri algoritmalarında on yıldır yaşıyoruz.
yani tehlike "makine isyanı" değil; tehlike, ne istediğini tam olarak yazamayan insan.