Teknik veya uzmanlık alanında iyi olduğunuz için yönetici oluyorsunuz ve bir anda iş tanımınız tamamen değişiyor. Kimse bunun eğitimini vermiyor ve ilk aylar genelde zorlu geçiyor.
En sık yaşanan zorlukları ve işe yarayan yaklaşımları toparlayalım.
Birinci zorluk: işi bırakamamak
En yaygın hata, eski işinizi yapmaya devam etmek. İşi devretmek yavaş geliyor, kendiniz yapmak hızlı görünüyor.
Sonuç: ekip gelişmiyor, siz boğuluyorsunuz ve asıl işiniz olan yön verme kısmına zaman kalmıyor.
Pratik çözüm, devretme maliyetini kabullenmek. İlk birkaç sefer daha uzun sürecek ve daha kötü yapılacak. Bu bir yatırım, kayıp değil.
Bir de şu ölçüt işe yarıyor: sizin yapmanız gereken işler, sizden başkasının yapamayacağı işlerdir. Geri kalanı devredilebilir.
İkinci zorluk: geri bildirim vermek
Olumsuz geri bildirim vermekten kaçınmak, kısa vadede rahat ama uzun vadede en zarar verici davranış. Kişi neyi yanlış yaptığını bilmediği için düzeltemiyor ve bir noktada durum içinden çıkılmaz hale geliyor.
İşe yarayan yapı basit: davranışı tarif edin, etkisini söyleyin, beklentinizi belirtin. Kişilik üzerinden değil, olay üzerinden konuşun.
Zamanlaması da önemli. Aylık değerlendirmeye saklanan geri bildirim değerini kaybediyor. Mümkün olduğunca yakın zamanda ve özel olarak verilmeli.
Üçüncü zorluk: birebir görüşmeler
Düzenli birebir görüşme, yöneticiliğin en yüksek getirili alışkanlığı. Haftada veya iki haftada bir, yarım saat yeterli.
Bu görüşme durum raporu toplantısı değil. Gündemi büyük ölçüde karşı taraf belirlemeli. Sorulacak sorular: neyi engelliyor, neye ihtiyacın var, nerede takıldın, ne öğrenmek istiyorsun.
En çok işe yarayan davranış konuşmaktan çok dinlemek. Görüşmenin çoğunu siz konuşuyorsanız yanlış gidiyor demektir.
Dördüncü zorluk: karar vermek
Herkesi memnun etmeye çalışmak yöneticilikte en yorucu tuzak. Bazı kararlar birilerini memnun etmeyecek ve bu normal.
İşe yarayan yaklaşım, kararı ve gerekçesini açıkça paylaşmak. İnsanlar katılmadıkları kararı, gerekçesini bildiklerinde çok daha kolay kabul ediyor.
Bir de hangi kararların tartışmaya açık, hangilerinin açık olmadığını baştan söylemek gerekiyor. Herkese fikri sorulup sonra dinlenmemesi, sormamaktan daha kötü.
Beşinci zorluk: kendi yöneticinizle ilişki
Yukarıyı yönetmek de işin parçası. Ekibinizin önündeki engelleri kaldırmak, kaynak istemek ve beklentileri gerçekçi tutmak sizin işiniz.
Sorun çıktığında erken haber vermek, sonradan sürpriz yapmaktan her zaman daha iyi karşılanıyor.
Son olarak
Yöneticilikte başarı ölçütü değişiyor. Artık ne ürettiğiniz değil, ekibinizin ne ürettiği ve nasıl geliştiği ölçülüyor. Bu geçişi kabullenmek zaman alıyor.
Benzer geçişi yaşamış kişilerle konuşmak çok yardımcı oluyor. Mentörlük bölümünden deneyimli birine ulaşabilir, kurumsal inovasyon kanalındaki tartışmalara katılabilirsiniz.
Paylaş
inovanadolu
Henüz yorum yok
İlk yorumu sen yaz
Bu yazı hakkında ilk sözü söyleyen sen ol. Deneyimini paylaş, katılmadığın yeri yaz ya da merak ettiğini sor.